19 Temmuz 2011 Salı

önce hisset, sonra yaşa. ya da ikisi bir arada.


yaşamda asıl olan, bizi tamamlayan, sarıp sarmalayan şey hislerdir.

kiminle olduğunuzun önemi yoktur, nasıl hissettiğinizdir size kalan, önemli olan.

neye sahip olduğunuz, ya da olamadığınız ya da olmak istediğiniz değildir sizi mutlu kılan, sahip olduklarınız ya da hayalini kurduklarınızın kalbinizi nasıl kıpırdattığıdır, içinizi nasıl dalgalandırdığıdır asıl önemli olan...

gördüklerini gerçek mi sandın?

kendini kendi bildiğin "sen" mi sandın?

çıkar bakayım içinden korkularını, sana dayatılanları, acılarını, hayal kırıklıklarını, yaşamdan duyduğun pişmanlıklarını ve pişmanlıklarından korunmak için kalbinin etrafına ördüğün kalkanlarını...

çıkar bakayım tekmil aşklarını...

ne kaldı "ben" diye anlattığın hikayeden başka.

ne kaldı "sen" zannettiğin sahte dünyandan başka.

işte o'sun.

iyi olduğunu sandığın kadar kötü, güçlü olduğunu sandığın kadar güçsüz, umursamaz olduğunu sandığın kadar duyarlı, kaybeden olduğunu sandığın kadar hırslı, güzel olduğun kadar çirkin, merhametli olduğun kadar gaddar, cesur olduğun kadar korkaksın. yani tam da böyle bütünüyle insansın.

ve artık ağlama.

sen istediğin için böylesin, sen tercih ettiğin için bu haldesin, sen öyle istedin diye bu yerdesin, ve tüm bu insanlar sen izin verdiğin için varlar, buradalar.

ve unutma, ve sen, her neye inanırsan, her neyi istersen sadece ama sadece onu yaşarsın..

"üşüyeceğin aşklar yaşama."

hissederek yaşa, her ne yaşıyorsan...

-ferda-

3 yorum:

Godsyndrome dedi ki...

çok garip aslında benim yazmak isteyip beceremediklerimi çok güzel anlatıyorsun. Senin yazacağın bi kitabı okumak isterdim, eminim her sayfadaki satırların altını çizer dururdum.

ipek dedi ki...

Peki :)

cilekperisi dedi ki...

@godsyndrome, müdür, aynı şeyi ben senin yazıların için düşünüyorum. hatta yazdıklarının bi kısmını öyle copy paste filan değil bizzat kendi ellerimle defterlerime yazıyorum.

@ipek, aferim böyle adam ol, akıllı ol canımı ye ;)